Prostat Kanseri Nedir ? Risk Faktörleri Nelerdir Nasıl beslenmeli?

0
170

Prostat Tıp dünyasında nedeninin henüz netlik kazanmadığı, her 6 erkekten birinin yakalanma riskinin yüksek olduğu bir iç ortan kanseridir. Prostat kanseri erkeklerden en sık görülen ve dünya çapında en sık görülen kanser türünün ikincisi olarak bilinmekte.

Araştırmalara göre yaklaşık olarak her 6 erkekten birinin prostat kanserine yakalanacağı ve yapılan tahminlere göre 38 erkekten birinin prostat kanserinden dolayı hayatını kaybedebileceği yöndedir. Prostat kanserin tanısı ise sadece PSA (prostat Spesifik Antijen) testi ile mümkün.

PROSTAT KANSERİ TEŞHİSİ NASIL KOYULUR?

Prostat kanseri diğer kanser türleri gibi sinsi bir hastalıktır ve çoğu zaman hastalığın ileri evrelere kadar belirti vermeyebilir. Hastalığın teşhisi ise kandan bakılan PSA testindeki yükselmeyle veya Rektal muayene ile saptanmakta. Rektal muayene esnasında ürolog prostatın dış yüzeyinde tümör açısından şüpheli her hangi bir serlik ya da düzensizlik olup olmadığına bakar. Muayene esnasında doktorun parmağıyla yapacağı tespit çok önemlidir çünkü Prostat kanseri teşhis edilen hastaların yüz 25’inde PSA düzeyi normal sınırlarda görülmesi yanıltıcı bir sonuç olabilmekte.

Prostat Kanseri Nedir  Risk Faktörleri Nelerdir  Nasıl beslenmeli
Prostat Kanseri Nedir Risk Faktörleri Nelerdir Nasıl beslenmeli

Doktorun eliyle yaptığı muayene ve alınan PSA test sonuçları hastalığın teşhisinde çok önemli rol oynamakta. 40 yaşını dolduran her erkeğin ihmal etmeden yılda bir kez üroloji doktoruna görünmesi ve bu testleri yaptırmasında çok fayda olacaktır, risk faktör var ise erken teşhis ile hastalığın ileri safhalar varmadan tedaviye alınması ve hastalığın ilerlemesini önleme açısından çok önemli bir adımdır.

PSA TESTİ NASIL YAPILIR?

PSA prostatın kanalların döşenmesinde ve içinin oluşturulmasında hücrelerden salgılanan bir enzimdir.Bu enzim ise prostat bezinden
salınan ve spermin sıvılaşmasını sağlamakta. PSA ise büyük ölçüde Prostata özgü bir enzimdir, bazen çok düşük miktarlarda Pankreas ve Tükürük bezlerinde de salgılanma ihtimali vardır. PSA’nın önemi ise spermdeki konsantrasyonu kandaki seviyenin milyon katı kadar olmasıdır. PSA değerin kanda yükselmesi prostat kanseri açısından önemli, fakat PSA’nın yükselmesi sadece prostat kanserin teşhisinde özgü bir durum değildir, PSA’nın yükselmesi prostatın iyi huylu büyümelerinde ve prostat iltihaplarında da yükselebilmektedir.

PROSTAT KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Prostat hastalığı sinsi bir hastalıktır bazı durumlarda hiçbir belirti vermeden hastalık ilerlemekte. En sık rastlanan belirtileri:
•İdrar yapma ile ilgili problemler.
•Menide veya idrarda kan.
•İdrar yapamam.
•İdrar yapmaya başlama ya da durdurmada zorlanma.
•Sık sık idrara çıkma.
•Geceleri idrar çıkma.
•İdrar akımında zayıflama.
•Kesik kesik zorlanarak idrar yapma.
•Ağrılı idrar yapma, gibi belirtiler gözlenmekte.

Bu sayılan belirtiler başka hastalığında habercisi olabilir örneğin ; Prostat büyümesi ve Enfeksiyon gibi. Prostat kanseri çok sinsi bir hastalıktır ve oldukça da sinsi bir şekilde seyredebilir bu yüzen erken evrelerde hiç bir belirti göstermez.

PROSTAT KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Prostat kanserinde risk faktörlerin başında : Yaş, Aile öyküsü ve ırk gelmekte. Prostat kanserinde yaş en güçlü risk faktörü olarak
görülmekte. Yaş ortalaması 40 ın üstüne çıktığında Prostat kanserinin görülme sıklığı da artmakta.
Prostat kanseri genetik bir hastalıktır ve bu konuda bir çok çalışmada bunu doğrulamıştır. Yapılan araştırmalarda ailesinde prostat kanserine yakalanan kişi sayısı, yakınlık derecesi ve bu kişilerin prostat kanserine yakalanma yaşı ne kadar erken ise risk de o kadar artmaktadır. Buna bir örnek verilecek olursa; Babada prostat kanseri var ise kişinin prostat kanserine yakalanma riski normalinden iki katı daha fazladır. Kardeşinde prostat kanseri var ise o zaman normalinden 3 katı daha fazladır yakalanması. Eğer ki aynı aile içinde hem kardeş hem de baba da prostat kanseri var ise o zaman yakalanma riski 5 katına çıkmakta.

HOXB13 ve BRCA genleri üzerine yapılan genetik çalışmalarda ise prostat kanseri riskinin arttırdığı saptanmıştır.Bu da BRCA1 geninmutasyonu prostat kanseri riskini 2 katına çıkardığı görülmekte. BRCA2 gen mutasyonu prostat kanserinin erken yaşlarda görülmesine nedendir. Yüksek GLEASON skoru görülen hastalarda hastalığın kötü seyretme riskini 5 ile 7 kat arttırabilmek de.

PROSTAT KANSERİ OLAN BİR KİŞİ NASIL BESLENMELİ?

Prostat kanserine yakalanan bir kişi sağlıklı beslenmesine çok dikkat etmesi gerekmekte. Prostat kanserinde şişman kişilerde PSA seviyeleri düşüş yapmakta ve buda hastalığın artış yapmasına, daha saldırgan ve ölümcül hal almasına, prostat kanserin hızla ilerlemesine sebep olmakta.
•Prostat kanserine yakalanmış olan bir hastanın sofrasından eksik etmemesi gereken en önemli antioksidan olarak bilenen LİKOPEN dir buda; Domates, Karpuz, Pembe Greyfurt gibi besinlerde yer almakta. Domates en fazla bulunan Likopen en güçlü antioksidan karotenoitlerden biri olarak görülmekte. Likopen tüketimi Prostat kanseri riskini azalttığı öne sürülmekte ve Likopen antioksidan etkisiyle kansere karşı vücudumuzu koruma sağlamakta. Likopen’nin bir özelliği ise hücre içinde hasara yol açan tekli oksijenin oluşmasını önleyerek veya oluştuktan sonra bağlayarak etkinlik göstermekte ve organizma içinde karsinojen oluşumunu baskılamak da.
•Prostat Kanserinde etkili bir bitkide Soya dır. Soya fasulyesinde bol miktarda ESTROJEN olan PHYTOESTRUOJEN bulunmakta. PHYTOESTROJEN 5 alfa redüktaz enzimini bloke etmekte ve erkeklik hormonlarının (Androjen) aktivitesini engelleyerek kanser riskini azaltmakta dır.
•Prostat kanserinde yeşil çayın önemi çok büyüktür. Yeşil cay da bulunan CATECHİN isimli madde Prostat kanser hücrelerini öldürdüğü ve kanser hücrelerinin gelişmesini durdurduğu yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır.
•Prostat kanserinde ilerleyen yaşlarda D vitaminin eksikliği kanserin hızla ilerlemesine sebep olmakta. D vitamini vücudumuzda diyet yoluyla ve güneş ışığının ciltteki inaktif D vitaminini aktif forma çevirmesiyle ede edilmekte. Yapılan çalışmalarda D vitamini reseptörü bulunduğu D vitaminin prostat kanser hücrelerinin gelişimini durduğu ve yayılmasını engellediği görülmüştür.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

nineteen − six =